Agincourt Savaşı-Yorgun ve Bitkin Henry’nin Orduları İnanılmazı Başardı


Agincourt Savaşı 25 Ekim 1415 yılında Fransa ve İngiltere arasında yaşanmış olan bir savaştır. Savaşın üzerinden yedi yüzyıl geçmesine rağmen ününü hala korumaktadır.

Yavaş Yavaş Agincourt Savaşına Doğru Atılan Adımlar


                V.Henry, küçük fakat donanımlı ordusuyla beraber büyük umutlar besleyerek Southampton Water’dan yola çıktılar. Harfleur’u ele geçirmişler ve sonrasında ise ani bir saldırı ile Fransa’yı savaşın eşiğine soktular. Dindar Henry, savaşta alınacak galibiyetin tanrının onu gözettiğinin bir göstergesi olduğunu düşünecekti. Ordusu güçlü olsaydı bu dedikleri doğru olabilirdi ancak Harfleur kuşatması bile düşünülenden daha uzun sürmüştü. Ayrıca ordu içinde yaşanana dizanteri hastalığı sonrasında birlikler neredeyse dağılma noktasına kadar gelmişti. Harfleur’un bu kadar direnmesinde elbette savunmada oldukça etkili olmuştu. Bunda en büyük övgüyü ise garnizon lideri Raoul de Gaucourt hak etmekteydi. Uzun süren savaşın ardından nihayet Harfleur ele geçirildi.

                Normal şartlarda Henry’nin Harfleur’u ele geçirmesinden sonra başka yerlere sefer düzenleme fikrinden vazgeçmiş olması gerekirdi. Ancak durum böyle olmadı. Ayrıca tüm parayı harcayıp geri dönmekte bir başarıl sayılmazdı. Şehir ele geçirildikten sonra uzlaşmacı bir tutum izlemekten uzak duran
Henry, askerlerine toplanmalarını emretti. Toplanan askerler 150 kilometre gibi bir mesafeyi 8 günde geçmek zorundaydılar. Toplanan askerlerin 8 günde hedeflenen noktaya varabilmeleri için Somme’yi geçmeleri gerekmekteydi. Ancak Fransızlar tarafından geçitlerin tutulması bu planı biraz aksatacak ve Agincourt Savaşı'nın yaşanmasına neden olacaktı. Henry’nin kendisine yeni kestirme bir yol bulması gerekmekteydi. Geçitler tıkanınca bulunan yeni yoldan gitmek on sekiz gün sürecekti. Bu hem yiyecek sıkıntısı hem de yorgunluk anlamına gelmekteydi. Fransızlar ise istedikleri gibi İngilizleri tuzağa doğru çekiyorlardı. Sonunda Henry’nin o küçük ordusu 1415 yılında Agincourt düzlüğünde Fransızlar ile karşı karşıya kaldı. Agincourt Savaşı olarak bilinen bu savaşta tahminen 6.000 İngiliz 30.000 Fransız’la karşı karşıya kalmıştır.

Savaşın Akışı

               
Agincourt Savaşı'nda Fransızların ve İngilizlerin karşı karşıya gelmesinden sonra Henry, kendisine ve ordusuna çok fazla güvenerek ordularına hücum emri verir. Hücuma başlayan Henry’nin ordusu balçığa dönen tarlada güç bela hareket eder. Çünkü tarlada buğday ekilidir ve bir gece öncede yağmur yağdığı için tarla hareket edilmeyecek kadar çamurla kaplanmıştır. Bu nedenle birlikler çok yavaş hareket etmektedir. Fransız birlikleri de karşı saldırıya geçince Henry’nin okçuları müdahalede bulunarak ok yağmuru başlatmışlardır. Agincourt Savaşı'nda kullanılan oklar ise birçok tarihçiye göre oldukça kaliteli ve sağlam oklardan oluşmaktaydı.

Fransızlara Zor Anlar Yaşatan Çamur

                Agincourt Savaşı sırasında savaş alanının çamurla kaplı olmasından dolayı Fransızlar oldukça zor anlar yaşarlar. Çamurda daha fazla ilerleyemeyen Fransızlar yoruldular ve arkadan gelen birliklerinde önünü tıkadılar. Ayrıca oklara karşı tedbir alamadıkları içinde savunmasızlardı. İngilizler ise Fransızlara oranla daha özgür bir şekilde hareket edebiliyorlardı. Tüm bunlar göz önüne alındığı zaman Fransızlar Agincourt Savaşı'nda oldukça fazla kayıp verdiler. Hatta soyluların da bu savaşta hayatlarını kaybetmesi sonucu birçok ünlü Fransız bir anda yok olmuş oldu.

V.Henry’nin Büyük Başarısı

               
           
Köşeye sıkışan ve yapacak bir şey bulamayan Fransızlar ağır kayıplar vermeye başladı. Özellikle Henry’nin ön saflarda ilerlemesi ve Fransız şövalyelerini etkisiz hale getirmesi, Fransızların ilerleyişini oldukça yavaşlatmıştı. Savaşın gidişatında ve Fransızların büyük kayıplar vermesinde Henry’nin büyük katkısı bulunmaktaydı. Agincourt Savaşı'ndan sonra adaletli bir kral olduğunu herkese kanıtlayan Henry, Kral Charles’ten sonra tahta geçecek diye düşünülüyordu. Ancak ölümü Kral Charles’ten önce olunca bu hayali gerçekleşemedi.

0 yorum:

Yorum Gönder